Çin ve Hindistan küresel yeşil enerji gelişimini sürdürürken, G7 ülkeleri ilerlemeden geride kalıyor.
Küresel “yeşil” enerji yatırımlarının mevcut durumu hakkında kısa bir özet
Göstergeler 2024 yıl 2025 yıl Toplam planlanan rüzgar ve güneş projeleri (GW) 4 400 4 900 Önceki yıla göre artış +500 GW (+11%) Gelişmekte olan ülkelerdeki projeler – %90 civarında artış
Ne oluyor?
1. Liderlerin kayması
- Son üç yılda “Büyük Yedili” (G7) yenilenebilir enerji gelişimini yavaşlattı, yeni proje planlamasını bile azalttı.
- Çin ve Hindistan gibi büyük gelişmekte olan ülkeler yanıt olarak planlarını kat kat artırdı.
2. 2025’te rekor artış
Global Energy Monitor (GEM) ajansı, dünya çapında inşa edilen veya planlanan rüzgar ve büyük ölçekli güneş santrallerinin toplam kapasitesinin 4 900 GW olduğunu bildirdi – bu 2024’e göre +500 GW.
3. Çin önde
- Çin’deki yeni “yeşil” projeler 1 500 GW’yi aştı, bu da altı ülkenin (Brezilya 401 GW, Avustralya 368 GW, Hindistan 234 GW, ABD 226 GW, İspanya 165 GW ve Filipinler 146 GW) toplam kapasitesinden daha fazla.
4. G7 geride
- G7 ülkelerinde planlanan yeni rüzgar ve güneş projeleri yalnızca 520 GW, yani küresel hacmin %11’i, ekonomik güçlerine rağmen.
- Bu durum batı ülkelerinin hızlı büyüyen sektörde liderliğini tehlikeye atıyor.
5. G7 planlarının istikrarı
GEM verilerine göre G7’nin rüzgar ve güneş enerji planları 2023’ten bu yana neredeyse değişmedi, oysa Asya ülkeleri dinamik bir gelişim gösteriyor.
6. Küresel büyümenin yavaşlaması
- Yeni proje piyasasının genişleme hızı 2024’te %22’den 2025’te %11’e düştü.
- Rüzgar projelerinin payı azaldı, güneş projeleri ise yaklaşık 2 200 GW seviyesinde kaldı.
7. Yavaşlamanın nedenleri
- Politik engeller ve başarısız açık artırmalar: örneğin Almanya ve Hollanda’da 2025’te yapılan denizüstü rüzgar açık artırmaları teklif almadı, Danimarka açık artırması ise katılımcı eksikliği nedeniyle iptal edildi.
8. Çin ve Hindistan – inşaat liderleri
- 2025’te inşaat aşamasında yaklaşık 758 GW rüzgar ve güneş santrali vardı; bu kapasitenin üç çeyreği Çin ve Hindistan’a ait.
- Her iki ülke aynı zamanda kömürden elektrik üretimini azaltıyor, bu da karbon salımını azaltmaya yönelik çok yönlü bir yaklaşımı gösteriyor.
Sonuç
Güncel dinamikler, “yeşil” enerjinin gelişmekte olan pazarlara kaydığını gösteriyor. Batı ekonomileri, stratejilerini yeniden gözden geçirmediği ve yeni projeleri desteklemediği takdirde bu kritik sektörde geride kalma riskiyle karşı karşıya kalabilir.
Yorumlar (0)
Düşüncenizi paylaşın — lütfen kibar olun ve konu dışına çıkmayın.
Yorum yapmak için giriş yapın